YEŞİLÇAM NOSTALJİSİ

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Dr. Mehmet Ruhi GÖKMOĞOL

1960’lı yılların sonlarında ve 1970’li yılların ilk yarısında ülkemizin her köşesinde -her mahallede, her köyde, her kasaba- bir açık hava sineması bulunurdu. Biz çocukken o sinemaları çok severdik. Ama fabrikatör Hulusi amcayı da, hizmetçi Suna teyzeyi de, bakkal Ali amcayı da, mahalleli Mürüvvet teyzeyi de severdik. Çünkü onların hepsi, bizden birisiydi…

Geçen hafta basında şöyle bir haber gördüm: “Üretici enflasyonu tüketici enflasyonunu geçti.”

Üretici enflasyonu ne demek? Tüketici enflasyonu ne demek?

Size şöyle anlatmaya çalışayım:

İster Fabrikatör Hulusi Bey’in hizmetçisi Suna Hanım olsun ister mahallenin dedikoducu Mürüvvet teyzesi olsun bu hafta bakkal Ali Amcadan aldıklarına 20 lira verirken bir sonraki hafta 25 lira ödüyorsa o zaman tüketici enflasyonundan söz edebiliriz. Bu noktada bakkal Ali amca, kârını koruyabilmek için fiyatları artırmış olabilir.

Ancak eğer üretim aşamasında tedarik zincirinin ilk halkasını oluşturan satınalma noktasında maliyeti etkileyen bir fiyat artışı var ise Fabrikatör Hulusi Bey, maliyet baskısı altında ezilmemek ve daha sonra yeniden sipariş verebilmek için bıyıklarını burarken üretmiş olduğu ürünü piyasaya zamlı fiyatla sürmek zorunda kalacaktır. Buna da üretici enflasyonu denilmektedir.

Eğer üretici enflasyonu tüketici enflasyonunu geçerse ne olur?

Öncelikle Hulusi Bey’den başlayarak bakkal Ali Amca’ya kadar tedarik zincirinin tüm halkalarında bir zam dalgası başlar. Bu dalga, Ali Amca’nın stok artırma eğilimine yönelmesine yol açar.

Bazı uyanık Yeşilçam’ın kötü adamları, hemen karaborsacılığa başlayacaktır.

Ancak o dönemin bütün Türk filmlerinde olduğu gibi haftayı güzel bir haberle kapattık: Ekonomik güven endeksi, 100’ü aştı.

Bu haberi, gazetelerin ekonomi sayfalarında okuyunca bir anda içimde bir ferahlık oldu. Çünkü bu haber, piyasalardaki durgunluğun sona ererek yeniden bir canlılık içine gireceğini müjdelemektedir.

Neyse ki, bütün kötü adamlar, filmin sonunda yok olurlar ve geride her zaman sevgi pıtırcıkları kalır!

Hulusi Kentmen, Suna Pekuysal, Mürüvvet Sim, Ali Şen, Hakan Balamir ve bu tür filmlerin daimî aşçısı Necdet Tosun ile bahçıvan Cevat Kurtuluş gibi nice eşsiz sanatçımızı bu sayfada ağırlamış olmaktan büyük bir keyif aldım.

Çünkü onlar, oynadıkları filmlerde asla enflasyonu yaşamadılar, her zaman sevgi pıtırcığı oldular; tıpkı güven endeksi 100’ü aşmış bizim gibi.…

Yorum Gönder

Yorumlar