Bazı aşklar sadece güneşli günlerde değil, fırtınanın en sert estiği anlarda belli eder kendini. Bursaspor için son birkaç yıl, sadece alt ligler deki mücadelesi değil; bir şehrin onur savaşı, bir camianın sabır sınavıydı.
Geldiğimiz noktada görüyoruz ki; Timsah, o derin uykusundan uyanmakla kalmadı, eski heybetiyle ayağa kalktı.
-Durdurulamaz Bir Yürüyüş: İki Yıl, üst üste Şampiyonluk
"Bitti" diyenlere inat, en alt profesyonel ligden omuz omuza vererek çıktı. Hiç takılmadan, her deplasmanı bir bayram yerine çevirerek ve her maçta "Vakıfköy" ruhunu sahaya yansıtarak üst üste iki şampiyonluk kazandı.
Bu sadece puan cetvelindeki bir başarı değildir bu, Bursa’nın taraftarıyla, başkanıyla, futbolcularıyla bir bütün olarak sahipsiz kalmayacağının, bu armanın asla yere düşmeyeceğinin kanıtıydı. Stadyumda yankılanan her tezahürat, dökülen her ter, yeşil timsahları ait olduğu yere bir adım daha yaklaştırdı.
Sıradaki Durak: Trendyol 1. Lig
Şimdi önümüzde yeni bir sayfa, yeni bir meydan okuma var: Trendyol 1. Lig.
Ancak Bursaspor için bu lig bir varış noktası değil, sadece kısa bir duraktır. Şehrin her sokağında, her kahvesinde ve her evinde tek bir cümle fısıldanıyor:
"Üçte üç!"
Geçmiş iki yılın getirdiği o müthiş ivme ve kazanma alışkanlığıyla, önümüzdeki sezonu da domine ederek şampiyonluk kupasını Bursa’ya getirmek artık bir hayal değil, bir zorunluluktur.
Hedef: Yeniden Şampiyonlar Şehri
Bursaspor’un yeri, o ışıklı tabelaların en üstüdür; Süper Lig’dir. Avrupa devlerini Bursa’da ağırladığı, Türkiye’nin beşinci büyüğü olarak tarih yazdığı o günlere geri dönmek için sadece bir sezonluk mesafemiz kaldı. Taraftarın sönmeyen ateşi, yönetimden teknik ekibe kadar tek yürek olmuş bir camia ile Bursa, Süper Lig’e sadece "çıkmayacak", orayı yeniden sarsmaya gelecek.
Karanlık tünelin sonundaki ışık artık hiç olmadığı kadar parlak. Hazır ol Türkiye; Yeşil Timsah, ait olduğu zirveye, evine dönüyor!
Yolu şampiyonluk, sonu Süper Lig ve Avrupa kupaları olsun.
Yorumlar