İPEK YOLU’NUN KALBİNDE MANEVİ BİR YOLCULUK: ÖZBEKİSTAN

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Surayyo KHODJOEVA

“Semerkant yeryüzünün süsüdür,

Buhara İslam dininin gücüdür,

Hazorasp sağlam bir kaledir,

Hive ise âlemlerin Rabbinin cennet bahçesidir…”

Tarihi İpek Yolu’nun kalbinde yer alan ata yurdumuz Özbekistan; bugün sadece devasa kervansarayların, görkemli kubbelerin değil; İslam medeniyetinin altın çağına yön vermiş ulemanın ve mutasavvıfların da izlerini saklayan canlı bir açık hava müzesidir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hive, Buhara ve Semerkant gibi kadim şehirler, günümüzde dünya inanç turizminin en büyüleyici rotaları arasında ilk sıralarda parıldıyor.

Gelin, masallardan çıkmışçasına korunan bu mukaddes topraklarda adım adım manevi bir tefekküre çıkalım.

Zamanın Donduğu Vaha: Hive ve İçan-Kale

Kerpiç surların ardına saklanmış Hive, Harezm bölgesinin mistik nabzıdır. İç kalesi olan İçan-Kale, Nuh Peygamber’in oğlu Şem tarafından kurulduğuna inanılan efsanevi geçmişi ve elliden fazla korunmuş anıtıyla sizi doğrudan Orta Çağ’a ışınlar.

Şehrin manevi kalbi, hiç şüphesiz Pehlivan Mahmud Külliyesi’dir. 13. yüzyılın şairi, hekimi, filozofu ve yenilmez güreşçisi olan Pehlivan Mahmud’un türbesi; turkuaz kubbesi ve içerisindeki kobalt çinileriyle asırlardır kesintisiz bir dua merkezidir.

Hemen yanı başındaki Cuma Camii ise İslam mimarisinin en sıra dışı örneklerinden biri. Kubbesiz, avlusuz, hipostil planlı bu yapı; her biri farklı desenlerle bezeli tam 213 el oyması ahşap sütun üzerinde yükselir. Bu sütun ormanının sunduğu dinginlik, ziyaretçiye derin bir iç huzuru yaşatır.

İçan-Kale’nin merkezinde Hz. Peygamber’in soyundan gelen Seyid Alauddin Türbesi ise İlhanlı döneminin kabartmalı, sırlı çini lahitleriyle erken dönem Harezm tasavvuf mimarisini gözler önüne serer.

(Görsel 1: Hive, İçan-Kale Genel Görüntüsü)

İlim ve Tasavvufun Başkenti: "Kubbet-ül İslam" Buhara

Zerefşân ırmağının hayat verdiği topraklarda 2500 yıldır yaşayan Buhara, İslam dünyasında asırlardır "Kubbet-ül İslam" (İslam’ın Kubbesi) sıfatıyla anılır.

Buhara, bilhassa tasavvuf yolunun yolcuları için “Yedi Pir” rotası demektir. Nakşibendî tarikatının silsilesini oluşturan yedi büyük mürşidin; Abdülhâlik-ı Gucdüvânî’den başlayıp Bahaüddin Nakşibend’e uzanan türbeleri, İslam coğrafyasından gelen milyonlarca insan için adeta ruhani bir arınma durağıdır.

Şehrin siluetini taçlandıran Poi Kalyan Kompleksi ise asırlardır heybetini koruyan Kalyan Minaresi, muazzam Kalyan Camii ve kuruluşundan bu yana aralıksız tedrisatın devam ettiği Mir-i Arab Medresesi ile geçmişin ilim aşkını bugüne taşır.

Po-i-Kalan - Vikipedi

(Görsel 2: Buhara, Poi Kalyan Kompleksi)

Göğe Yükselen Turkuaz Kubbeler: Semerkant

Zarafşan Vadisi’nin incisi Semerkant, MÖ 7. yüzyıldaki Soğd mirası Afrasiyab’dan Timur İmparatorluğu’nun başkentine uzanan benzersiz bir serüvendir. Ancak Semerkant’ı sadece Registan’ın ihtişamı ile açıklamak eksik kalır; burası İslam düşüncesinin temel direklerinin dinlenme bahçesidir.

Hadis ilminin zirvesi Sahih-i Buhârî’nin müellifi İmam Buhârî Külliyesi, bugün İslam dünyasının dört bir yanından gelen ziyaretçilerin buluştuğu devasa bir manevi külliyedir.

Hz. Peygamber’in kuzeni Kusam ibn Abbas’ın metfun bulunduğu Şah-ı Zinde, basamak basamak yükselen masmavi çini mozaikleriyle hem bir görsel şölen hem de derin bir saygı makamıdır.

Ehl-i Sünnet akaidinin banisi ve Türk dünyasının inanç meşalesi İmam Mâtürîdî’nin Türbesi ise akıl ile nakli buluşturan kadim düşünce sistemimizin doğduğu topraklara şükranla eğilmek için mutlaka ziyaret edilmelidir.

Özbekistan'da Mart ayında hizmete açılan İmam Buhari Külliyesi, inanç turizminin yeni merkezi oldu | TRT Haber Foto Galeri

(Görsel 3: Semerkant, İmam El Buhari Kompleksi)

Bir Kültür ve İnanç Köprüsü

Özbekistan; çinilerine nakşedilmiş sabır, ahşap sütunlarına oyulmuş zarafet ve türbelerinden yükselen dualarla yalnızca bir turizm destinasyonu değil; köklerimizi, kimliğimizi ve ortak manevi mirasımızı yeniden hatırlatan bir vefa durağıdır.

Eğer yolunuz henüz düşmediyse, mavi kubbelerin ve kadim çınarların gölgesinde bu tefekkürü yaşamak, ruhunuza yapacağınız en kıymetli hediye olacaktır.

Yorum Gönder

Yorumlar