100 YILLIK RANT HİKAYEMİZ - SANATÇILARIMIZI VE TV CULARIMIZ KİM TANIYIN

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Ömer ÖZEN

Sene 2021 oldu. Türkiye genelinde kadastro tamamlanma yüzdesi henüz 99,48 olarak gerçekleşti.
Türkiye'de kadastro faaliyetlerine ilk kez, ülke sınırları içindeki bütün taşınmaz malların özel bir kurul tarafından arazide sınırlandırılması, gelirleri ve değerlerinin tahmin edilerek deftere kaydedilmesini öngören 5 Şubat 1912 tarihli "Emvali Gayrimenkulenin Tahdit ve Tahriri Hakkındaki Muvakkat Kanun" ile Konya ilinin Çumra ilçesinde başlanıldı ancak 1. Dünya Savaşı nedeniyle çalışmalara ara verildi. Sonra malum Kurtuluş savaşı...
1923'de Cumhuriyetin ilanından sonra ise kadastral nitelikte çalışma yapılmak üzere, 10/04/1924 tarihli ve 474 sayılı Kanun yürürlüğe konuldu.
Bu Kanunla, taşınmaz malların gelir ve değerlerinin belirlenerek ölçülmesi amaçlandı ancak bu çalışmalarda da taşınmazların geometrik konumları "kroki" olarak gösterildi ve harita düzenlenmedi.
Bu çalışmalar da tapu tahriri niteliğinde olup, harita üretimi gerçekleştirilmediğinden kadastro olarak kabul görmedi.
1924 yılında Tapu Umum Müdürlüğü adı altında (şimdiki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü) teşkilat kurularak, 1925 tarihli ve 658 sayılı Kadastro Kanunu yürürlüğe konuldu. Bu kapsamda, 1925 yılı Mayıs ayından itibaren Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Konya’da genel kadastro anlamında mülkiyet kadastrosu (ilk tesis ya da tesis kadastrosu) çalışmalarına başlanıldı. 
Harf devrimi ve aşırı yoksulluk nedeniyle Anadolu insanı çocuklarını okutamıyordu. Müslüman isimleri kullanan Sebateistler, Pakraduni-Ermeniler veya zaten zengin olanlar okuyabiliyor ve OSMANLI İMPARATORLUGUnu yıkan İTTİHAT TERAKKİ nin yaşlanan kadrosundan, devletin yönetici koltukları ni devir alıyorlardı. İstanbul un işgal edildiği 5 yıl boyunca İngiliz emperyalistler inin sistematik olarak devşirdigı ve ürettiği İŞBİRLİKCİLERİN çocukları ön safta idi. İri bir kasaba olan Ankara'yı  Başkent yapmadan arazileri erkenden kapatanlar onlardı..İleriki yıllarda şehirlerin etrafındaki boş arazilerin hangisinde Paris Londra Newyork gibi şehirleşme , sanayi bölgesi olacak onlar bunu ya kararlaştıriyor yada herkesten önce bilebiliyor ve TEK PARTİ İL YÖNETİCİ leri ile işbirliği ile, kadastro çalışmalarına müdahil olup, ucuza kapatarak veya usulsüz bir şekilde çok TAPU SAHİBİ oluyorlardi. Hatta gözleri doymadı  VAKIFLAR TAŞINMAZLARINI dahi ihale-satın-alma oyunları ile yagmaliyorlardi.
Bu ilk kurucu babaların çocuklarıda hep ÜST  yönetici bürokrat oldu.  Sonra yeni seküler devlet , kraldan fazla kralcı olan sadık müridlerinide eğitim sistemi ile  üretti. Artık  torunlarının  para kazanmak için çaba-diploma-ciddi bir iş e  ihtiyaçları dahi yoktu. Kira gelirleri ve katlanan fiyatlarla sattıkları arazilerden cok para kazanıyorlardı. Nerdeyse hepsi eşe dosta ayıp olmasın için SANATÇI kesildiler. Birazii da gazeteci oldu. Sinema tiyatro plastik sanatlardaki kadrolar, 1930 lardan 1990 a kadar kifayetsiz muhteris SANATÇI (!) lar tarafından işgal edildi. 1990 dada Tek TV olan TRT den çok  TV lere geçilmesi ilaç gibi geldi. Hepsi televizyoncu(!) oldular. Dizi ler ,TV programlari , sinema hala onların isgalindedir. Değer harcama işinde çok ustadır lar. Anadolu insanının, ekmek derdini halledip bu sahaya gireni az olduğu için, ayrıca bir şekilde zenginlesen büyük paraya sahip olabilen yani finansör olabilecek lerde, SANATÇI DEGİL YALAKA ARADIĞI İÇİN, bu yapı bir müddet daha devam edecek gibi gözüküyor.
 Ömer Özen  19.mart.2021 , BURSA

Not: Sayın bursaonda,com okuyucusu. Ortalık sanatçı müsvettesi kaynıyor malum.
Ve bunlar sayısız TV kanalları üzerinden millete habire birşeyler BOCA EDİYOR. Kim bunlar? 2021 de yazdığım ve de halen Facebook ta duran şu yazım size yardımcı olacaktır umuyorum. Selamlar.
Ömer Özen

Yorum Gönder

Yorumlar