İLİM, İRFAN VE MENKIBELERİYLE ABDAL MEHMED

Bursa, Osmanlı’nın kuruluşundan itibaren yalnızca siyasî ve ekonomik hayatın değil, aynı zamanda ilim, irfan ve tasavvuf hayatının da önemli merkezlerinden biri olmuştur. Şehirde iz bırakan mutasavvıflar arasında, hayatı hakkında tarihî bilgiler sınırlı olmakla birlikte menkıbeleri ve tasavvufî tesiri yüzyıllar boyunca anlatılagelen Abdal Mehmed özel bir yere sahiptir.

Yayınlanma Tarihi : Google News
İLİM, İRFAN VE MENKIBELERİYLE ABDAL MEHMED
Advert

Bursa’nın Maneviyat Hafızasında Bir Abdal: Abdal Mehmed

Bursa, Osmanlı’nın kuruluşundan itibaren yalnızca siyasî ve ekonomik hayatın değil, aynı zamanda ilim, irfan ve tasavvuf hayatının da önemli merkezlerinden biri olmuştur. Şehirde iz bırakan mutasavvıflar arasında, hayatı hakkında tarihî bilgiler sınırlı olmakla birlikte menkıbeleri ve tasavvufî tesiri yüzyıllar boyunca anlatılagelen Abdal Mehmed özel bir yere sahiptir.

Abdal Mehmed, kaynaklarda II. Murad devrinde Bursa ve çevresinde yaşayan Anadolu abdallarından biri olarak zikredilir. Hayatının ayrıntıları kesin biçimde bilinmemektedir. Ancak hakkında oluşan menkıbevî rivayetlerden onun Emîr Sultan’ın çağdaşı olduğu ve kendisiyle sohbet ettiği anlaşılmaktadır. Kaynaklar, onun XV. yüzyılın ilk yarısında vefat etmiş olabileceğini belirtir.

Burada önemli bir ayrıntıya da dikkat etmek gerekir: Bursa tarihinde Abdal Mehmed adıyla anılan iki farklı şahsiyet bulunmaktadır. Bu yazının konusu olan Abdal Mehmed, II. Murad devrinde yaşayan ve kendi adına cami ve türbe bulunan mutasavvıftır. Orhan Gazi döneminde yaşayan Abdal Murad’ın oğlu Abdal Mehmed ise ayrı bir şahsiyettir.

Tasavvuf Geleneğinde “Abdal” Ne Anlama Gelir?

“Abdal” kelimesi, tasavvuf tarihinde özel bir anlam kazanmıştır. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre tasavvufî terminolojide abdal, dünya ilgilerinden uzaklaşarak kendisini Allah yoluna adayan sûfîler ve erenler için kullanılan bir kavramdır. Zaman içerisinde Anadolu tasavvuf kültüründe “abdal” adı, toplum içerisinde sade bir hayat süren, dünyevî itibarlara önem vermeyen ve kendisini manevî terbiyeye adayan derviş tipini de ifade etmiştir.

Bu bakımdan Abdal Mehmed'in şahsiyeti, klasik anlamda yalnızca bir “tekke şeyhi” üzerinden değil; zühd, cezbe, hizmet, himmet ve keramet kavramlarının birleştiği Anadolu erenleri geleneği içerisinde değerlendirilmelidir.

Onunla ilgili kaynakların sınırlı olması da aslında bu geleneğin karakteristik bir yönünü ortaya koyar. Abdal Mehmed'in hayatına dair ayrıntılı bir biyografi bulunmazken, onun şahsiyeti etrafında oluşan menkıbeler, halkın ve sonraki sûfî çevrelerin onu nasıl hatırladığını gösterir.

Eşrefoğlu Rûmî ile Karşılaşması

Abdal Mehmed hakkındaki en dikkat çekici rivayetlerden biri, daha sonra büyük bir mutasavvıf ve şair olarak tanınacak olan Eşrefoğlu Abdullah-ı Rûmî ile ilişkisidir.

Menâkıb-ı Eşrefzâde geleneğinde anlatıldığına göre Eşrefoğlu Rûmî, gençlik döneminde manevî bir arayış içerisindeyken Abdal Mehmed'in huzuruna gelir. Abdal Mehmed'in onun manevî kabiliyetini fark ettiği ve kendisini başka bir mürşide yönlendirdiği anlatılır. Bu rivayette Abdal Mehmed'in işareti, Eşrefoğlu'nun tasavvuf yolundaki ilerleyişinin başlangıç noktalarından biri olarak görülür. TDV İslâm Ansiklopedisi de Menâkıb-ı Eşrefzâde'de Eşrefoğlu'nun Abdal Mehmed'in himmet ve feyziyle velâyet mertebesine eriştiğinin anlatıldığını kaydeder.

Bu rivayetin tasavvufî açıdan önemi, “mürşidin talibin kabiliyetini görmesi” düşüncesinde ortaya çıkar. Menkıbe diliyle anlatılan olay, tasavvuf kültüründe zâhirî ilimden bâtınî idrake geçiş şeklinde yorumlanmıştır.

Köfteli Çorba Menkıbesi

Abdal Mehmed ile Eşrefoğlu Rûmî arasında geçtiği nakledilen en meşhur menkıbelerden biri ise köfteli çorba rivayetidir.

Baldırzâde Mehmed Efendi'nin Ravza-i Evliyâ adlı eserinde aktarılan menkıbeye göre Eşrefoğlu, gençlik döneminde Abdal Mehmed'in yanına gelir. Abdal Mehmed kendisinden köfteli çorba ister. Eşrefoğlu çarşıya gider; ancak köfte bulamayınca sade çorba ile geri döner.

Bunun üzerine Abdal Mehmed, menkıbede anlatıldığı üzere, bulunduğu yere yakın bir yerden toprak alarak köfte şekline getirir ve çorbanın içerisine koymasını ister. Eşrefoğlu'nun bunu kabul etmesiyle birlikte kendisine zâhirî ve bâtınî ilimlerin açıldığı rivayet edilir.

Bu anlatıyı tarihî bir olayın belgesi olarak değil, menkıbevî ve sembolik bir tasavvuf anlatısı olarak okumak gerekir.

Tasavvufî açıdan menkıbenin asıl mesajı, toprağın veya çorbanın kendisinde değil, müridin teslimiyetinde ve nefsin sınanmasında aranır. Derviş için mesele, alışılmış ölçülerle “mantıklı” görüneni yapmak değil; mürşidin işaretindeki hikmeti kavrayabilmektir. Bu nedenle rivayet, Eşrefoğlu'nun nefsî dirençlerini aşması ve manevî terbiyeye hazırlanması şeklinde yorumlanmıştır.

Başçı Hacı İbrahim ve Altına Dönüşen Başlar

Abdal Mehmed çevresinde anlatılan bir başka meşhur menkıbe Başçı Hacı İbrahim ile ilgilidir.

Rivayete göre Hacı İbrahim, Abdal Mehmed'e gönülden bağlı bir esnaf ve mürididir. Kendisine hizmet eder ve her gün ona pişmiş koyun başı götürür.

Menkıbede bir gece Hacı İbrahim'in kazandaki başları kontrol ettiğinde, Abdal Mehmed'in himmeti ve nefesinin bereketiyle bunların saf altına dönüştüğünü gördüğü anlatılır. Bu olayın ardından Hacı İbrahim'in Abdal Mehmed'e bağlılığının daha da arttığı ve elde ettiği servetle hayır eserleri yaptırdığı rivayet edilir.

TDV İslâm Ansiklopedisi'nde de bu rivayetin özüne yer verilmekte; Abdal Mehmed'in himmetiyle zenginleşen Hacı İbrahim'in onun adına Abdal Camii'ni, kendi adına ise Gökdere'de bir mescit yaptırdığı ve çeşitli vakıflar tesis ettiği belirtilmektedir.

Bu menkıbenin tasavvufî açıdan dikkat çekici tarafı, servetin kendisinden ziyade servetin hayra yönlendirilmesidir. Menkıbe, müridin elde ettiği nimeti kendisine mal etmek yerine onu vakıf ve hayır yoluna aktarmasını öne çıkarır.

Molla Fenârî ile İlişkisi

Abdal Mehmed'in Bursa'nın büyük âlimlerinden Molla Fenârî ile de ilişkilendirildiği görülür.

Baldırzâde'nin aktardığı rivayetlerde Molla Fenârî'nin zaman zaman Abdal Mehmed'i ziyaret ettiği ve karşılaştıklarında ona hürmet gösterdiği anlatılır. Bir akademik çalışmada, Baldırzâde'nin rivayetlerine dayanılarak Molla Fenârî'nin Abdal Mehmed'in yanına gittiği ve yolda karşılaştığında onun elini öptüğünün nakledildiği belirtilmektedir.

TDV İslâm Ansiklopedisi ise Baldırzâde'nin, Abdal Mehmed'in vefatından sonra dahi kerametlerinin devam ettiğini anlatan ve Molla Fenârî ile ilgili bir menkıbe naklettiğini belirtmektedir.

Bu rivayetler, Bursa'nın erken Osmanlı dönemindeki kültürel yapısı açısından da önemlidir. Çünkü burada medrese ilmi ile tasavvufî irfanın aynı şehir hayatı içerisinde birbirinden tamamen kopuk olmadığı görülmektedir.

Emîr Sultan ile Aynı Manevî Çevre

Abdal Mehmed'in adı Bursa'nın en önemli sûfî şahsiyetlerinden biri olan Emîr Sultan ile de birlikte anılır.

Kaynaklarda Abdal Mehmed'in Emîr Sultan'ın çağdaşı olduğu ve onunla sohbet ettiği belirtilir.

Bu bilgi, Abdal Mehmed'in yaşadığı dönemin Bursa'sını anlamak açısından önemlidir. XV. yüzyılın ilk yarısında Bursa; Emîr Sultan, Molla Fenârî, Eşrefoğlu Rûmî ve başka sûfî ve âlimlerin farklı biçimlerde temas ettiği güçlü bir ilim ve tasavvuf çevresine sahipti.

Dolayısıyla Abdal Mehmed'i tek başına ve şehirden kopuk bir şahsiyet olarak değil, erken Osmanlı Bursa'sındaki geniş tasavvufî atmosferin bir parçası olarak değerlendirmek daha isabetlidir.

Abdal Mehmed Camii ve Türbesi

Abdal Mehmed'in Bursa'daki hatırasının en önemli maddî unsurları, bugün de varlığını sürdüren Abdal Mehmed Camii ve Türbesidir.

Bursa Kültür Envanteri'ne göre türbe, Abdal Camii'nin karşısında bulunmakta ve 1450 yılında II. Murad tarafından yaptırılmış olarak kaydedilmektedir. Türbede Abdal Mehmed'e ait bir sanduka bulunmaktadır.

Bursa Alan Başkanlığı da türbenin II. Murad tarafından 1450 yılında yaptırıldığını ve Abdal Mehmed'in XIV-XV. yüzyıllarda yaşamış mutasavvıflardan olduğunu belirtmektedir. Türbenin sekizgen kasnak üzerine oturan kubbesi ve erken Osmanlı mimarisine ait özellikleri, yapıyı Bursa'nın tarihî dokusunun önemli parçalarından biri haline getirmektedir.

Caminin yaptıranı konusunda ise kaynaklarda farklı bilgiler bulunmaktadır. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğünün hazırladığı içerikte, yapının II. Murad dönemine tarihlendirilebildiği ve bazı kaynaklarda Başçı Hacı İbrahim tarafından Abdal Mehmed adına yaptırıldığının belirtildiği aktarılır.

Evliya Çelebi'nin Gözünden Abdal Mehmed Türbesi

Abdal Mehmed'in Bursa'daki türbesi, Osmanlı seyahat kültürünün en önemli isimlerinden Evliya Çelebinin de dikkatini çekmiştir.

Bursa Alan Başkanlığı'nın envanter bilgisinde, Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde Abdal Türbesi'ni yoldan geçenlerin dinlendiği ve ibadet ettiği güzel bir yapı olarak anlattığı belirtilmektedir.

Bu kayıt, Abdal Mehmed'in hatırasının yalnızca tasavvuf çevrelerinde değil, Bursa'nın gündelik şehir hayatında da yer tuttuğunu göstermesi bakımından değerlidir.

Doğumla İlgili Halk İnancı

Abdal Mehmed kültünün Bursa'daki etkisini gösteren bir başka unsur da halk arasında oluşmuş bazı inançlardır.

Kaynaklarda, geçmişte doğum yapmakta güçlük çeken kadınların Abdal Mehmed Türbesi'ndeki ayakkabılara su doldurup içmelerinin doğumu kolaylaştıracağına inanıldığı aktarılmaktadır.

Bu tür uygulamalar, tasavvufun ilmî esaslarından ziyade halk dindarlığı ve ziyaret kültürü kapsamında değerlendirilmelidir. Bunları İslâm'ın veya tasavvufun kesin bir hükmü olarak sunmak doğru değildir. Bununla birlikte söz konusu inanış, Abdal Mehmed'in Bursa halkının kolektif hafızasında nasıl bir yer edindiğini göstermesi açısından kültürel ve folklorik değer taşır.

Menkıbe ile Tarihi Birbirinden Ayırmak

Abdal Mehmed hakkında konuşurken en önemli ilmî meselelerden biri, tarihî bilgi ile menkıbevî anlatıyı birbirine karıştırmamaktır.

Abdal Mehmed'in doğum tarihi, ailesi, eğitim hayatı, hangi tarikata mensup olduğu ve hayatının bütün safhaları hakkında kesin ve ayrıntılı bilgiler bulunmamaktadır. TDV İslâm Ansiklopedisi de açık biçimde hayatına dair kesin bilgi olmadığını belirtmektedir.

Buna karşılık menkıbeler oldukça zengindir. Eşrefoğlu Rûmî'ye yol göstermesi, Hacı İbrahim'in servet kazanması, Molla Fenârî'nin kendisine hürmet göstermesi ve vefatından sonra da kerametlerinin devam ettiğinin anlatılması, onun velî ve himmet sahibi bir sûfî olarak hatırlandığını göstermektedir.

Dolayısıyla bu rivayetlerin her birini tarihî olay olarak kesinleştirmek yerine, “menkıbe kaynaklarında böyle anlatılır” şeklinde değerlendirmek daha ilmî bir yöntemdir.

Abdal Mehmed'in Tasavvufî Mirası

Abdal Mehmed'in asıl mirası, hakkında yazılmış birkaç tarihî bilgiden çok, Bursa'nın manevî hafızasında bıraktığı izdir.

Onun menkıbelerinde tekrar tekrar karşımıza çıkan bazı temel kavramlar vardır:

Hizmet: Hacı İbrahim'in mürşidine hizmeti.

Teslimiyet: Eşrefoğlu Rûmî'nin karşılaştığı sıra dışı sınav karşısındaki tavrı.

Himmet: Mürşidin talibin manevî gelişimine vesile olması.

İlim: Eşrefoğlu menkıbesinde zâhirî ve bâtınî ilimlerin açılması motifi.

Tevazu: Abdal tipinin dünyevî makam ve itibardan uzak durması.

Hayır ve vakıf: Hacı İbrahim'in elde ettiği serveti cami, mescit ve vakıflara yönlendirmesi.

Bu yönleriyle Abdal Mehmed, Bursa tasavvuf tarihinin yalnızca “keramet sahibi bir şahsiyeti” olarak değil, zâhirî ilim, bâtınî irfan, hizmet ve gönül terbiyesi etrafında şekillenen bir manevî kültürün temsilcisi olarak okunabilir.

Bursa'nın Abdal Mehmed Hafızası

Bugün Bursa'da Abdal Mehmed adı bir mahalle, cadde, cami ve türbe üzerinden yaşamaya devam etmektedir. Onun tarihî şahsiyeti hakkında bilgiler sınırlı olsa da, yüzyıllar boyunca anlatılan menkıbeler ve adına yaşatılan eserler, Bursa'nın tasavvufî hafızasındaki yerinin güçlü olduğunu göstermektedir.

Abdal Mehmed'in hayatını anlamanın en sağlıklı yolu, tarihî gerçeklerle menkıbevî hafızayı birbirinden ayırmak, fakat menkıbelerin taşıdığı tasavvufî ve kültürel mesajı da göz ardı etmemektir.

Böyle bakıldığında Abdal Mehmed, Bursa'nın taş ve tuğladan ibaret olmayan tarihinin; ilim, irfan, gönül terbiyesi, hizmet ve velîlik anlayışının şehir hafızasındaki sembol isimlerinden biri olarak karşımıza çıkar.

Başlıca kaynaklar: Süleyman Uludağ, “Abdal Mehmed”, TDV İslâm Ansiklopedisi; Baldırzâde Mehmed Efendi, Ravza-i Evliyâ; Abdullah Veliyyüddin Burûsevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde; Bursa Kültür Envanteri; Bursa Alan Başkanlığı.

Advert

Yorum Gönder

Yorumlar